derin yaralar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
derin yaralar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

7 Temmuz 2011 Perşembe

Garip bir dava !

Acıya bağlanmış bir bünyenin kafa tasından topuklarına kadar süzülen sızı, acınası bir çerçevenin acınası bir resmidir adeta. Ateşe verip bütün uzuvlarını, su bulmak için yalvarmamaktır. Acının verdiği hazzı vücudunun her santimetresinde hissetmek, acı yüzünden gözden tek bir damla yaş gelmemesinden ileri gelir. Yarayı deştikçe deşesi, hançeri soktukça sokası gelir. Tabanından tavana asılmış bir ceset gibi salar kendini acının en doruk noktasına. Kesilmiş bilekler, cam kırıkları, can kırıkları, boş ilaç kutuları bütün bunların yan etkileridir aslında. Acı ayini , bir tören gibi. Ölüm hediyedir böyle bir bünyeye. Kurtuluştur aynı zamanda. O yüzden hiç istemedikleri bir hediye, içten içe delirdikleri bir sondur aslında. Hem cezadır , hemde deva. 


Bütün bunlar saçmalıktır aslında. Yaşa lan adam gibi. 


Korkuyu becer, acının yüzüne tükür, takvimime gir; temmuz'un adını adımla değiştir! (ki)

Garip bir dava !

Acıya bağlanmış bir bünyenin kafa tasından topuklarına kadar süzülen sızı, acınası bir çerçevenin acınası bir resmidir adeta. Ateşe verip bütün uzuvlarını, su bulmak için yalvarmamaktır. Acının verdiği hazzı vücudunun her santimetresinde hissetmek, acı yüzünden gözden tek bir damla yaş gelmemesinden ileri gelir. Yarayı deştikçe deşesi, hançeri soktukça sokası gelir. Tabanından tavana asılmış bir ceset gibi salar kendini acının en doruk noktasına. Kesilmiş bilekler, cam kırıkları, can kırıkları, boş ilaç kutuları bütün bunların yan etkileridir aslında. Acı ayini , bir tören gibi. Ölüm hediyedir böyle bir bünyeye. Kurtuluştur aynı zamanda. O yüzden hiç istemedikleri bir hediye, içten içe delirdikleri bir sondur aslında. Hem cezadır , hemde deva. 


Bütün bunlar saçmalıktır aslında. Yaşa lan adam gibi. 


Korkuyu becer, acının yüzüne tükür, takvimime gir; temmuz'un adını adımla değiştir! (ki)

16 Mayıs 2011 Pazartesi

Bana dediğin şeyleri asla unutmayacağım !

Hayat basittir, evet ! Çok kompleks düşüncelere kapılıp hayatı zehir etmeye değmez. Ama bazen öyle şeyler vardır ki hazmetmesi çok zordur. Hatta kin tutamayan bir insan için bile zordur. Bu kısımlar zaten belli, artık yapacak bir şey yok. Ama hala aklım almıyor , için nasıl elverdi o lafları bana söylemeye ? Ne kadar uzun zamandır büyütmüştün o içindekileri de bir hamlede zehir gibi dökülüverdiler ? Ama Allah yukarıda, acıttılar. Hemde çok fazla acıttılar canımı.. Ağladım,sızladım,sinirden kudurdum,hatta o iğrenç durumda sana söylemek istediğim her şeyi yine yuttum yine yuttum. Çünkü kendimi düşünmek için zorlasam da hiç bir zaman yapamadım. Kendimden utandım her seferinde. Peki ya sen ? Nasıl yaptın bunu bana ? Her şeyi unutacağım emin ol. Seni,anılarımızı,birlikte yediğimiz bokları,birlikte ağladığımızı,acılarımızı,sancılarımızı.. Her şeyi teker teker unutacağım. Neden tartıştığımızı falan. Bir tek o lafını unutmayacağım. Hatta ilerde tek hatırlayacağım şey; canımdan çok sevdiğim biri vardı ve bana "bunu bunu" dedi. Evet ! Tek hatırlayacağım şey bu olacak. Kim olduğunu,neden dediğini bile hatırlamayacağım. 


Bugün senin doğum günün. Sana geçen sene doğum gününde yazdığım yazıyı okudum da, inan değişmez yerin bende aynı demiştim. Sözümü tutamadım çok özür dilerim. Hatta normal bir kavga olsaydı bu seferki kesinlikle ağlardım. Hüzünlenirdim. Bağrıma taş otururdu sanki.. Ama bu sefer içim bile cızlamadı. Nasıl başardın beni bu hale getirebilmeyi ? Nasıl ? ...  "İşte bu benim..." diye başlardım cümlelerime. Artık sen benim en derim Yara'msın..


Geleneklere saygım var. Bu yüzden son  kez doğum günün kutlu olsun.. Bir zamanlar benim için her şeyden daha önemli olan şahıs.. Doğum günün kutlu olsun !


Unut artık aşk'ın kıymetini..