nerede o eski bayramlar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
nerede o eski bayramlar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

31 Ocak 2012 Salı

Gözümde canlanır koskoca mazi ^^

Özlediğim şeyleri anlatayım mı ? Hep birlikte olmayı özledim. Bütün sevdiklerimin bir arada olduğu günleri özledim. "Sevdiklerim" diye bahsettiğim kişileri gerçekten sevdiğim günleri özledim. Onları özlemeyi özledim. Bana değer verdiklerini hissettiğim günleri özledim. Henüz hiçbir şeyin kirlenmediği, sayfaların bembeyaz olduğu günleri özledim. Eskiden hep birlikte gittiğimiz yerlere, tek başıma değilde onlarla gitmeyi özledim. Hep beraber film izlemeyi, eğlenmeyi, ağlamayı, gülmeyi özledim. 
Bide bıktığım şeyleri anlatıyım mı ? Hep birlikte olmamaktan bıktım. Bütün sevdiklerimin bir arada olduğu günlerin geride kalmasından bıktım. "Sevdiklerim" diye bahsettiğim kişileri gerçekten sevdiğim günlerin geçmiş olmasından sıkıldım. Onları özlemeyi özlemekten sıkıldım. Bana değer verdiklerini hissettiğim günleri özlemekten sıkıldım. Henüz hiçbir şeyin kirlenmediği, sayfaların bembeyaz olduğu günleri özlemekten sıkıldım. Eskiden hep birlikte gittiğimiz yerlere tek başıma değilde onlarla gitmeyi özlemekten sıkıldım. Hep beraber film izlemeyi, eğlenmeyi, ağlamayı ve gülmeyi özlemekten sıkıldım. O günlerin bir daha gelmeyecek olmasından ve sıkılmaktan sıkıldım. Kısacası özlemekten sıkıldım. Öyle işte. 


Ne güzel şey hatırlamak seni:
bir mavi kumaşın üstünde unutulmuş olan elin
ve saçlarında
vakur yumuşaklığı canımın içi İstanbul toprağının...
İçimde ikinci bir insan gibidir
seni sevmek saadeti...
Parmaklarının ucunda kalan kokusu sardunya yaprağının,
güneşli bir rahatlık
ve etin daveti:
kıpkızıl çizgilerle bölünmüş sıcak koyu bir karanlık...

_____________________________________


Anladım hayatmış mazinin adı,
Yıllara karışan her şey ses verir.
Hasretle doludur geçmişin yadı,
Mazinin elemi bile tatlıdır.


[Nazım Hikmet'ten alıntılar]

28 Aralık 2011 Çarşamba

There's no way to exit ^^

Hiç kimseye yada hiç bir yere ait olamama hissi ne kötüdür bilir misiniz? Dibi görünmeyen bir kuyuya düşmüş gibi oradan oraya savrulur insan. Sırf bir şeyler yapıyor olabilmek için onlarca saçmalamaca, yüzlerce boş iş. Gerçekten bir şeyler yapabiliyor olduğunu nasıl anlar ki insan hem ? His meselesi sanırım.Bu da çoğu şeyde olduğu gibi psikolojik. Peki psikolojiyi bu derece etkileyip, insanı böyle bir çıkmaza sürükleyen duygular nereden geliyor? Sanki hiç bir amacı yokmuş gibi, insanın kendini salması çok kötü. Hiç kimse size ilaç olamazmış gibi gelir. Arkadaş, dost, sevgili.. Bunları geçtim, anne-baba bile yabancı gelir bazen. Sınırlarının olup olmadığı hala daha tartışılan şu koca evrene sığamazsınız. Bu girdaptan nasıl çıkabileceğinizi düşünüp durursunuz.


Hani deriz ya eski bayramlar yok diye. O hissi anlatamayacağım ama bilirsiniz işte, eski bayramlarda hissettiğimiz duygu yok artık. Ait olamama durumda hissedilen de bu duyguya benzer işte. Hiçbir özel günün bir özelliğinin kalmadığı hissi. Aslında hiçbir şeyin özelliği kalmaz. Sadece zaman geçsin ve kabus bitsin diye "uyumak" isteriz genelde. Yada melankolinin dibine vurur, kendimizi kapatırız bir şekilde. Ben uyumayı tercih ediyorum. En zararsız yöntemi bence melankolinin. Yada amaçsızlığımı, uyuma isteğime bahane ediyorum. Bilemiyorum. Gerçekten neler olduğu hakkında bir fikrim yok. Çırpındıkça batmak diye bir şey vardır ya, evet işte aynen o. Peki gerçekten nasıl kurtulunabilir bu lanet histen ? 


Belki de artık hayata beyaz bayrak çekmemiz gerekiyordur. Hayatın çıkmazlarından dem vurmak yerine, kendi irademize savaş açmalıyız, kim bilir? 


Sahi, burada genelleme yapıyorum ama tamamen kendimi anlatıp, kendime anlatıyorum. Anladınız zaten. [ -Emergncy *S.O.S ]


Hayat aslında basittir..!
You gotta be kidding me, right?
________________________________


It's difficult, to win the game according to yourself in spite of everything. By the way, you also lose the game according to yourself ! Double responsibility .It's mean... f*ck this shit..