13 Ağustos 2013 Salı

my melancholy blues**



"ahşap bir masanın üzerinde duran bir şarap kadehi ve yarılanmış bir şarap şişesi. loş bir ışık süzülüyor bütün odaya, cam hafif aralık ve yağmurun sesi geliyor. şarkıyla bütünleşip kanımın daha bir coşkulu akmasına yardımcı oluyor. 

duvarda maziden kalan insanların fotoğrafları, bir köşede hiç bozulmamış yatağım, başucunda okumak için uğraştığım fakat hiç okuyamadığım kitaplar. dizlerimi karnıma doğru çekmiş, bir duvara yaslanmış, ne düşündüğümü düşünüyorum." 

_____________________________

slow down, take your time, it'll be alright.

alright.

10 Ağustos 2013 Cumartesi

one day*

Bir gün hayat bizi bağışlayacak. Terazinin iki tarafının da dengelendiği o güne kadar, ruhuna iyi bak.

26 Temmuz 2013 Cuma

Düşünme dünü,düşlerle harcama bugünü ! Bırak kapatma güzel yarınların önünü -

İnsan neden mutlu olmaya cesaret edemez ? Belki alışkanlıklardan kaynaklanıyordur,belki de korkudan bilmiyorum. Henüz karar veremedim. Cevabı olmayan bazı sorulara vardır elbet ama bu sorunun bir cevabı olmalı. Mantıklı güzel bir cevabı kesinlikle olmalı. Ama bu cevabı kimin bildiğini bilmiyorum. Öğrendiğim an direk dalarım o şahısa,yapışırım yakasına :) Onu bunu bırakalım da asıl meseleye dönelim. Mutlu olmaya cesaret edememek. Evet ! Kesinlikle buna cesaret edemiyorum. Ne kadar salakça bir durum değil mi ? Bırak düşünme dünü,yarını. Geçmişi bir köşeye at,gelecek için endişelenme. Yaşa bugününü doya doya. Yapman gerekeni yap ve gerisini Allah'a havale et. Ama yok nerede bende o rahatlık. Nerede bende o disiplin,o irade. Gerçekten bilmiyorum ne yapmam gerektiğini. Aslında biliyorum da bilmiyorum işte. Bilmiyorum demeye neden bu kadar çok alıştım ve neden sürekli o kelimeyi kullanır oldum onu da bilmiyorum. Al işte bilmiyorum ! Çok klişe olacak ama gerçekten de ; " Tek bildiğim hiçbir şey bilmediğimdir " diyorum. 


"Bir yanın kış,bir yanın yaz. Gündüzlerin sıcak , gecelerin ayaz. Bırak geçmişi,unut geleceği, yaşa bugünü , dök içini karanlıklara avaz avaz." 

25 Mart 2013 Pazartesi

Don't try "so Hard" **


"...Ne kadar yakından ve arada uçurumlar,
İnsanlar,evler aramızda duvarlar gibi..."

[Cemal Süreya]

All right'

*With every single beat of my heart..

12 Mart 2013 Salı

büyülü düşler**

Mutluluk neden daimi olmaz ki hiç.. Tamam daimi olmasın ama en azından biraz uzun sürsün be. İnsanın damağında bırakmasın tadını.. Ha bide şu her olayın üst üste gelmesi falan. İyi şeyler değil bunlar hayat.  İnsanlar da değil mesela. İnsandan kıymet görmek için çabalarsan, boşa çabalarsın. Ne varsa göklerde var.

O zaman pinhani - yalandan da olsa gelsin.


_____________________________________

İyi günler dileyerek sığınağıma dönüyorum.




8 Şubat 2013 Cuma

Take your time**

Imany ablamız ne demiş ?

"Slow Down, take your time . . . take it easy,open your eyes along with your mind . . . God is Love and Love is all around . . . Now is the time to get away with your Life . . . It's so hard sometimes but you're not the only one . . ."

sağlıcakla.


________________________________________________

4 Şubat 2013 Pazartesi

her bahar öncesinde**

Her yelkovan ilerleyişinde bir nota üflüyor zaman. Kimi pes, kimi tiz. Yokluklar karışıyor ezgilere, varlıklar son buluyor dizelerde... ve sen, her şeyi bir kenara bırakıp çok uzaklara gidiyorsun. Gidiyorsun ve arkana bile bakmıyorsun. Acı mı verir dönüp bakmak, ya kendine ya bıraktıklarına ? Hangisi daha acıdır ki hem zaten ? Gitmekler kalmaklar.. hangisi daha acıdır ? söylesene.

Turuncu yaprakların düştüğü bir yol hayal ediyorum ben sonra. Yolun iki tarafına toplanmış, sarı ve turuncu yapraklar. Karanlık bir gece. Sokak lambaları bile yanmıyor. Hep orada yürüyormuş gibi, hep gidişler, hep gidişler. Hep oradan gidiyorsun. Yoksa ben miyim o giden ? Bilmiyorum. Acı ama bilmiyorum. 

Hiç dumanlı bir fonda şarkı söyledin mi mesela ? Dinledin ama söyledin mi ? Duman göz kapaklarını yakarken hiç sessizliğe gömüldü mü kalbin ? Derinliklerinden gözlerine kadar acı akıttı mı ? Yüreğin, kafesinden kurtulmak istercesine göğsünü acıttı mı hiç ? 

Sen hiç insan olmaya çalıştın mı ? Ardında bıraktıkların için üzülmeye çalıştın mı hiç ? En azından vicdanını rahatlatmak için, bir nebze olsun açı çekmeye çalıştın mı ? Kendi karanlığında boğulmadan önce, uğraş verecek misin benliğini yaşatmak için ? Gözlerini kapattığında rahat uyumak için kaç koyun saydın geceler boyunca ? Yoksa o koyunları da mı bırakıp gittin ? 

Yağmur altında ıslanmayı sever misin ? Sevmessin sanırım. Makyajın akar. Geride bıraktıklarının yüreğinde bıraktığın yaşlar gelir aklına, sıkıntı verir. Gerçi bunları düşünüp sıkılır mısın ki sen hiç ? Boş ver düşünme bunları.. ama ıslan. Belki günahlarını temizlersin.



Eksikliklerle geçen ömrünü, telaşlı saatlerle tamamla. Telâş uğruna yaktığın gemileri sür kıyılara. Gerçi bu saatten sonra hangi liman kıyı olur ki sana?

__________________________________

ki sen...