konuşmak istemek etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
konuşmak istemek etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

19 Kasım 2011 Cumartesi

Bazı yalanlar **

Bir gün sadece seninle açık açık konuşabilmek için, gerçek olan ne varsa öğrenmen/öğrenebilmek için, bokunu çıkarana kadar içip, sarhoş olacağım. Sonra hatırlamamak falan umurumda bile değil. Düşündüm de hiçbir şey umurumda değil. Tek umurumda olan şey bu ara, "Seni köpek gibi sevmişken, ne yaparsan yap yanında olmaya çalışırken neden hala beni istemiyorsun ? " 


Nasıl oldu bilmiyorum ama ilk defa sorabildim,"neden beni istemiyorsun" diye.. Ya gözlerin de; "yok öyle bir şey" desin, ya da sende deme. Bir kez olsun gerçekleri söyle.


-Suçluydum, güneşe çıplak elle dokunmam lazımdı. Kalbimle dokundum.
-Suçlusun,ama yinede her gece düşlerimde yıldızlara dokunuyorum, yetmez mi ?


Senden nefret ediyorum.


Öptüm sevdiğim,
Gözlerinden...


Bonus şarkı :


Yorgun görünüyorsun, biraz uzan istersen, 
Sever gibi yapma artık, daha henüz vakit varken 
Birkaç yaralı ruh, birkaç bira şişesi, 
Elimizde bunlar var, mutlu olmaya yetmezki,Aşkkk. 
Yalanlarımız güzel, inanması zevkli, 
Bir şey sevmeye değerse ölmeye de değer mi? 
Birkaç uyku hapı, birkaç kıskançlık krizi 
Elimizde bunlar var, mutlu olmaya yetmezki, 
Mutlu olmaya yetmezki, 
Mutlu olmaya yetmezki.. Aşk.. 
Bazı yalanlar güzel, 
Bazı gerçekler acıymış. 
Bazı ölümler uzun, 
Bütün hayatlar kısaymış... 
Çalışmış kaybetmiş, koşmuş yorulmuştuk. 
Birbirimize içmeden dokunamaz olmuştuk. 
Bikaç kalp ağrısı, 
Birkaç imdat çağrısı, 
Elimizde bunlar var. 
Mutlu olmaya yetmez ki...


11 Haziran 2011 Cumartesi

Konuşabilmek özgürlüktür.

Gerçekten bunu anladım. Konuşabilsem nasıl mutlu olacağımın farkına vardım. Artık eskisi gibi acı bağımlısı da değilim. O yüzden konuşacağım. Yeter ama dimi..

18 Mayıs 2011 Çarşamba

Ayna ayna söyle bana ! Ne söylediğin önemli değil yeter ki söyle !

Kendi kendimle konuştuğum için deli olduğumu düşünür oldum. Peki umurumda mı ? Hayır ! Kendim hariç kimseye söyleyemediğim o kadar çok şey var ki.. E kendimle de konuşmayıp ne yapacağım ? En azından sesli bir şekilde kendime söylüyorum ki bazı şeyler sessiz kalıp içimi dağlamasın. Sesli söyleyemeyip,sadece düşündüklerim de az değil hani. Beynim hiç durmuyor ki. Sürekli düşünüyor. Sürekli konuşuyor. Ama en çok "O"nunla konuşurmuş gibi konuşuyor. Ama bu bir şikayet değil artık. Eskiden şikayetti. Artık değil. Kabullendim artık. Çünkü konuşamıyorum. Hiç bir zaman da konuşamayacağım gibi hissediyorum. O konuştuğunda her şey kilitleniyor,zaman duruyor sanki.. O konuşsun,anlatsın yeter ki.. Beynimde bulunan bütün zıt düşünceler bir anda değişiveriyor. Bundan nefret ediyorum ama yapacak bir şey yok her zamanki gibi. 


Konuşamadıkça her şey o kadar eskidi ki.. İçimdekileri dile getirmeye niyetlendikten sonra anladım ki çok bayatlamış her şey. Sanki asırlar önce yaşanan olayları anlatacakmışım gibi hissediyorum konuşursam. Kimsenin umurunda olmayan,saçma,gereksiz,acınası laflar. Ama konuşmalıyım,içimi dökmeliyim bir şekilde. Zor çünkü böyle. Kafayı yedirtir. Bunaltır. Ya gerçek'ten uzaklaştırır, yada tam tersi gerçeğin dibine sokar adamı. Kendimle konuşa konuşa , insanlarla konuşmayı unuttum. Aynı zamanda çok özledim.Biriyle deliler gibi saatlerce konuşasım var. Sadece konuşayım o dinlesin. Ama öyle herkes değil. İstediğim kişiyi istiyorum ama istemiyorum. Ben ne istiyorum amk ya ?! Bu blog da hep gerçekler olsun istemiştim ilk açtığım zaman. Bu yüzden gerçekten gerçeği söylüyorum. En çok istediğim , her şeyi ve herkesi unutmak. Son 4 seneyi tamamen unutmak. Ama insanlara güvenmemem gerektiğini değil. Sadece insanları unutmak. Ne bileyim işte öyle bir şey. Ha tabi şuan ki tecrübelerimle 4 sene öncesine dönmekte iyi giderdi hani. 


Ama biliyorum ki beni en güzel dinleyecek kişi yine aynada gördüğüm yüz olacak. Devam böyle iyidir iyi ^^  fak !

Ayna ayna ! Ey ayna.. Söyle hadi bana. Kaç yüz binlerce çaresiz kişi var benim gibi daha ?