21 Ağustos 2011 Pazar

Mazi kalbimde bir yaradır*

Tam diyorum ki " hadi bak bu sefer yapabilirsin. Gurura gerek yok. " Her zaman olduğu gibi yine sevgimle gururumu ezmeyi başarıyorum ama her seferinde de beynime zank diye düşüyor jeton. "Sen ne yapıyorsun arkadaşım?" diyorum kendi kendime. Zaten sen kalbinden,elinden,ayağından,gözünden,başından geleni yaptın.Yapabileceğin her şeyi yaptın. Tamam hata da yaptın. Yapmadın değil. İlle yapmışsındır. Ama hiç bir zaman kaybetmeyi göze almadın. Ama o aldı. Hiç bir zaman senin gibi sevmedi. O yüzden sakın. Durduğun yerde dur, aşkını kalbine göm, çeneni kapalı tut ve otur. Çünkü hiç bir zaman seni , senin onu sevdiğin gibi sevemeyecek. Bunca zamandır bu kadar acı çekmişsin zaten. Heba etme onları. Değsin bari. Başa alma filmi. Sus ve Otur. Ha bide düşünme artık. Yeter ya. 


elinden geleni yaptıktan sonra sıra ayağından geleni yapmakta! gitmek gibi mesela..

17 Ağustos 2011 Çarşamba

Gölge Oyunu**

Hayatımda yokken bile hayatımın içine edebilen insanlar var. Peki suçlu onlar mı ? Tabi ki hayır. 
Yaraların kanar, dokunurken tenine hatıralar.
Her acıda hayata, kadere söversin.
O adam/kadın vardı ya, yüreğine basıp geçen ilk (son) göz ağrın,
O değil suçlusu herşeyin, sensin.

Ali Babahan benim yerime konuşsun bugün.Zaten bu ara hep alıntı hep alıntı.Yazamıyorum!



Sonunda benliğimden/yalanlardan kurtuldum.
Öylece buldum sonsuz uyumu.
Ne mutlululuk var, ne mutsuzluk,
Gördüğüm herşey gölge oyunu.


Gözlerim gerçeği gizler,
Var sandığım yokmuş meğer.
Dedim, bir hayal için bu ne keder?
Aptallıkmış bunun adı.

15 Ağustos 2011 Pazartesi

-Yalancı Sonbahar-

Bu aralar psikolojim , Altın fiyatından bile daha çabuk değişiyor. Son yazdığım yazıyla çok çelişiyor farkındayım ama mutsuzum. Bir gün öyle, bir gün böyle. 


**nerden bulur bu insanlar ben mutsuzken gülünecek şeyleri ?

10 Ağustos 2011 Çarşamba

Huzur menzili ^^

Asla 1 haftadan fazla yaşayamam dediğim bu yerde , bu kadar fazla huzurlu olacağım hiç aklıma gelmezdi. Şehrin karmaşasından, karışıklığından,yalanlarından, dolanlarından, sahte yüzlerinden o kadar çok bıkmışım ki burası adeta cennet benim için. Bahçeden adımımı attığım an içimi huzursuzluk kaplıyor. Eksikler yok değil. Çok var. Ama mutluyum burada ya. Biri dese inanmazdım böyle olacağına. Ama burada da içimi burkan anılar yok değil hani. Sokak boyu yürüyemiyorum resmen. Balkonda oturamıyorum. Faytona binemiyorum. Resim çekilemiyorum. Hayat bunlarla daha güzel olurdu. Tabi "onlarla da". Kendimi unutmaya o kadar adapte ettim ki, zaman geçtikçe ters tepiyor sanki. Rüyalarım bile haykırıyor onları. Neyse bağrıma taş bastım. Böyle iyidir iyi ^^ Aynı acıyı birden fazla çekmemek için, bir kere dibi görmek lazım. Yaklaştık nede olsa. Dayan yüreğim dayan :)





Ateşlerle uyandım,
Yangın heryeri sarar.
Gördüğüm acılarla
Vurdum en dibe kadar.

Huzur menzili ^^

Asla 1 haftadan fazla yaşayamam dediğim bu yerde , bu kadar fazla huzurlu olacağım hiç aklıma gelmezdi. Şehrin karmaşasından, karışıklığından,yalanlarından, dolanlarından, sahte yüzlerinden o kadar çok bıkmışım ki burası adeta cennet benim için. Bahçeden adımımı attığım an içimi huzursuzluk kaplıyor. Eksikler yok değil. Çok var. Ama mutluyum burada ya. Biri dese inanmazdım böyle olacağına. Ama burada da içimi burkan anılar yok değil hani. Sokak boyu yürüyemiyorum resmen. Balkonda oturamıyorum. Faytona binemiyorum. Resim çekilemiyorum. Hayat bunlarla daha güzel olurdu. Tabi "onlarla da". Kendimi unutmaya o kadar adapte ettim ki, zaman geçtikçe ters tepiyor sanki. Rüyalarım bile haykırıyor onları. Neyse bağrıma taş bastım. Böyle iyidir iyi ^^ Aynı acıyı birden fazla çekmemek için, bir kere dibi görmek lazım. Yaklaştık nede olsa. Dayan yüreğim dayan :)





Ateşlerle uyandım,
Yangın heryeri sarar.
Gördüğüm acılarla
Vurdum en dibe kadar.

8 Ağustos 2011 Pazartesi

"Aşk'ı ya yaşarsınız, ya da yazarsınız."

Hedef alıp vursan da özenli sözlerin oklarıyla, süslemedim harfleri adını oluşturanların dışında. 
Dökmedim yüreğimi kimsenin gözlerine. Ey Aşk beni yağmala. Ateş et arka arkaya aşk ! Beni tara. Bilsin ! Hiç bir şey umurumda değil. Dağlarım yaralarımı çabuk geçsin. Öğrenirken hasretinle sevişmeyi, gözyaşlarım akabilirler özgürce. İçimde öyle güzelsin ki, onu kirletmeyeceğim seninle.

3 Ağustos 2011 Çarşamba

Geceleri yakılan gemiler ^^

Bakmadan duramıyorum. Bakınca da duramıyorum. Aşağı tükürsem sakal bla bla anlayacağın. Tamam salağım biliyorum da , seven insan ne yaparsa , nasıl yaparsa bende öyle yapıyorum. Elimde değil ki başka türlüsü. Çok etkilendim yine gece gece. Ne olurdu sanki... Özledim ! Dayanılır gibi olması özlediğim gerçeğini değiştirmez. Mutluyum, sen yokken de mutluyum, bir şekilde mutluyum. Ama ne demiş Nazım baba :

"Ben sensiz de yaşarım ama seninle bir başka yaşarım."

Ne olurdu sanki böyle olsaydı. O zaman ben üstüme alındığımla kalıp devamını getireyim.

Nasıl kamp kurmuşsan yüreğime, kal hep öyle.
Zaman geçmesin, ölme. 


Omzumda başın eksik,
Yatağımda kokun.
Tenimde tenin eksik,
Gel de bir dokun.

//Platonik sevmek zordur. Her hareketi üstünüze alınmak istersiniz ama onlar başkasına aittir, kalbi de dahil.