Hayat bazen kabustur. Bazen güzel bir düş gibidir. Bazense uyandığında hatırlayamadığın sıradan bir rüya.. Kabusları sevmeyiz,hep güllük gülistanlık bir hayat yaşamak isteriz. Ama bazen yaşadığımız kötü şeylerin bile bir nedeni olduğunu hiç düşünmeyiz. Pollyanna gibi davranma derler böyle dediğimde ama gerçekten hayatta her şeyin bir sebebi var. Her şerde bir hayır oluyor gerçekten de. Her şey geçer,gider,unutulur,unutulmasını istediğimiz kadar unuturuz,istemediğimiz kadar bizimle var olur. Böyle böyle bir şeyler . Neyse işte. Gerçek hayatta bile beni kabustan uyandırdığın için çok teşekkür ederim Allah’ım. Bu sefer gerçekten söz :)
Her seçiş bir vazgeçiştir derler. Vazgeçiş olsa bile İnsanın seçme hakkı olması büyük şans. İnanın çok büyük şans.
kabus etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
kabus etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
14 Haziran 2011 Salı
16 Mayıs 2011 Pazartesi
-Âlem-i menâm-
Rüya âlemi değil bu. Bu tamamen bitmek bilmeyen,iğrenç bir kâbus. Uyudukça uyutan,ağladıkça ağlatan,acıttıkça acıtan berbat bir âlem. Hani rüyada olduğunu bilirsin de uyanamazsın ya, aynen öyle. Geçip gideceğini bilirsin ama yine de acı çekersin.Battıkça batarsın. Melankoli yaşama isteği değil bu. Bu apayrı iğrenç bir şeydir.
İnsanın bir yeri yandığı zaman , ilk anda şiddetli bir acı olur daha sonra hiç bir şey olmamış gibi acı diner ve yanan yer uyuşur. Geçti sanırsın. Ama acıların en büyüğü o ilk 5 dakika geçtikten sonra gelir ve günlerce sürebilir. Su toplar,kabuk tutar,dokununca acır,deri buruşur. Eğer derinse bu yanık , zamanında tedavi edilmezse iz bırakır. Hayat boyu taşırsın bu izi. Bizde en derin yaraları bırakanlar da bu yanık gibidir. Önce bir sinir boşalması,ardından hissizlik ve ardından hiç bitmeyeceğini sandığımız bir acı. Ama bu acı onun acısı değildir. Acı'nın acısıdır. Acı çekme duygusunun verdiği acıdır. Acı çekmemiz gerektiğini biliriz de acı çekeriz sanki. Öyle bir acı işte. Sıyırırsın sonra. Kafayı yediğini sanmaya başladığın andan itibaren hiçbir şey normal değildir. Gerçekten kafayı yedin mi yemedin mi hiçbir zaman bilemezsin. Sadece acır. Bütün acılar toplaşıp Voltran'ı oluştururlar. Gözüne gözüne vururlar yüreğinin. Sadece acır işte. Sonra aklına karar verdiğin,yazdığın,okuduğun her şey gelir. Bu nasıl bir çelişki dersin. Ama acı başka bir şeydir ki. Bunu ne beyinle kontrol edebilsin ne kalple. Bu vakit sıçtın demektir. Allah yardımcın olsun.
Sensizlik benle yaşlanmış en büyük Acı'm..İnan değişmez yerin bende aynı...
15 Nisan 2011 Cuma
"Düş"
Bir düşüm vardı düşüncelerimden taşıp gönlüme kadar uzanan. Düşünmek bile yeterken kalpte hissetmek bir başka olmuştu. Hisler yalan olamazdı ki.. Düşüncelerden düşlere derken aklımı,kalbimi,her zerreyi doldurdu. Belki yanlıştı,saçmaydı,imkansızdı ama oldu. Olmaması için uğraştıkça daha da çok oldu. Hayatımın her yerinde varken başka türlüsü çok çok zordu. Unutmak için her şeyden vazgeçmem gerekirdi. Hayatımda ki her yerden silmem gerekirdi. Bunu yapacak ne gücüm var ne isteğim. Ama öyle de böyle de olmuyor. Hiç bir türlü olmuyor. Kendi kendimi bitirmekten başka hiç bir şey olmuyor. Acıtıyor,kanatıyor,bitiriyor,tüketiyor. Bitsin bu kabus. Bitsin her şey. Artık ne olur bitsin !
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
