bla bla bla etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
bla bla bla etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

4 Haziran 2011 Cumartesi

Gitmek gitmektir işte hepsi bu ! demişler. Yalan ! Gitmek kalmaktır aslında -_-

Eskilere daldım yine. Sebebini bilmiyorum. Çok rahat hissediyorum kendimi bu ara gönül konularında. Bana böylesi iyi geliyor anladım bunu. Hala gerçeğim yok. Ben ne istersem o. Tarz olarak Melissa p. yi örnek almış gibi hissediyorum kendimi. Neyse sadece tarz olarak en azından. (!) O değilde yine geldiler gece gece bana. Nostalji yapasım tuttu. Nostalji yapasım tutmasaydı bu yazıyı da yazamazdım ama iyi oldu bir bakıma. Dario Morino'dan girip Juanito'dan çıktım. Dikkat kimse anlamasın arkadaşımın aşkısın diyor şuan Juanito. Canı cehenneme arkadaşımında aşkının da :) 


Bugün irade konusunu irdelemek istiyorum. Nasıl bir şeysin sen ey irade ! Canın cehenneme demek istiyorum ama cehennem bile fayda etmiyor ki sana. İş sana kaldıysa sıçtık yani başka açıklaması yok. Artık tut kendini ne olursun. Bak ben tutmayacağım. Sen tut kendini ne olur ama. Ha birde şey var. "Siktir git". Neden yeri geldiğinde (ki bu yeri gelme mevzusu milyarlarca kez oluştu. ) söyleyemiyorum bu canım iki kelimeyi. Cinsel içerikli bir yolculuk öneriyorsun işte, güzel bir şey bu bazıları için. İstedikleri bu zaten. Neyse bu konuyu fazla açmaya gerek yok. 


Ey blog canım blog. Sen olmasan ben ne yapardım bilemedim. Seninle açıyorum düşüncelerimi bir tek. Böyle böyle öğreneceğim inşallah bir gün. Çevremin %99'unun umurunda olmayan bu yazılar.. Evet ! Bana çok faydanız var kimseyi dert etmeyin siz. Benimle değerlisiniz çünkü siz. Zaten başkaları okusa ne olacak ki ? Kaç kişi bu yazıyı okuyup kendinden bir şeyler bulabilir ki ? Neyin kafasını yaşadığım belli değil. Bu arada daldım gidiyorum baya saçmaladım yine. Bugünlük ( bu gecelik hatta ) yeter bu kadar. Kendine iyi bak blogcum. Sen lazımsın bana :)


Gitmeye taktım bu ara. Şu köprüden geçip Alice'in harikalar diyarına varmak isterdim.Hayal tabi heyhat. Neyse düşlerimde giderim bende..

14 Mayıs 2011 Cumartesi

- Düşünme dünü,düşlerle harcama bugünü ! Bırak kapatma güzel yarınların önünü -

İnsan neden mutlu olmaya cesaret edemez ? Belki alışkanlıklardan kaynaklanıyordur,belki de korkudan bilmiyorum. Henüz karar veremedim. Cevabı olmayan bazı sorulara vardır elbet ama bu sorunun bir cevabı olmalı. Mantıklı güzel bir cevabı kesinlikle olmalı. Ama bu cevabı kimin bildiğini bilmiyorum. Öğrendiğim an direk dalarım o şahısa,yapışırım yakasına :) Onu bunu bırakalım da asıl meseleye dönelim. Mutlu olmaya cesaret edememek. Evet ! Kesinlikle buna cesaret edemiyorum. Ne kadar salakça bir durum değil mi ? Bırak düşünme dünü,yarını. Geçmişi bir köşeye at,gelecek için endişelenme. Yaşa bugününü doya doya. Yapman gerekeni yap ve gerisini Allah'a havale et. Ama yok nerede bende o rahatlık. Nerede bende o disiplin,o irade. Gerçekten bilmiyorum ne yapmam gerektiğini. Aslında biliyorum da bilmiyorum işte. Bilmiyorum demeye neden bu kadar çok alıştım ve neden sürekli o kelimeyi kullanır oldum onu da bilmiyorum. Al işte bilmiyorum ! Çok klişe olacak ama gerçekten de ; " Tek bildiğim hiçbir şey bilmediğimdir " diyorum. 


"Bir yanın kış,bir yanın yaz. Gündüzlerin sıcak , gecelerin ayaz. Bırak geçmişi,unut geleceği, yaşa bugünü , dök içini karanlıklara avaz avaz."