Önemli olanın hangisi olduğunu çok sorgulamaya başladım bu ara. Her şey birbirine girdi. Geçmişten kurtulamıyorum dedikçe, aslında derdimin geçmiş olmadığının farkına vardım. Asıl önemli olanın hisler olduğunu zaten biliyordum ama daha farklı bir gerçeklik uyandı beynimde. Geçmiş hakkında konuşmak bile istemiyorum mesela.. Özlemde değil bu başka bir şeymiş. Bana güzel zamanları, yada kendim olduğum zamanları tekrar hissettirmeyen herhangi bir şeye özlem duymuyorum. Tüm mesele nasıl olduğum ve nasıl olmak istediğimle ilgili sanırım. Ama bazen öyle bir an geliyor ki elim kolum bağlı, çıkamıyorum işin içinden. Sorunun ne olduğunu bulmaya ve çözmeye çalıştıkça ne istediğimi bilemez oldum. Geçmişi istemiyorum, şuandan memnun değilim. Geleceğe dair umutlarım kırılmaya başladı. Peki ne istiyorum ben ? Neden bahaneleri bir kenara bırakamıyorum? Sadece sıkılmışlık var. Bezmişlik var. Nasıl kurtulunur peki bu durumdan ? Seçenekleri görüp beğenmek değil, seçenek yaratmak istiyorum. Hiçbir şey yada hiç kimse bunu değiştiremesin istiyorum. Çok şey mi istiyorum. Çok mu zor? Geçmişi recover edip geleceğe yayınlamak çok mu imkansız? Neyse işte öyle.
(Bu arada "bir şey" diye bir şey olmasa yazarken ne yapardım acaba :D )
geçmiş etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
geçmiş etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
9 Ocak 2012 Pazartesi
14 Mayıs 2011 Cumartesi
- Düşünme dünü,düşlerle harcama bugünü ! Bırak kapatma güzel yarınların önünü -
İnsan neden mutlu olmaya cesaret edemez ? Belki alışkanlıklardan kaynaklanıyordur,belki de korkudan bilmiyorum. Henüz karar veremedim. Cevabı olmayan bazı sorulara vardır elbet ama bu sorunun bir cevabı olmalı. Mantıklı güzel bir cevabı kesinlikle olmalı. Ama bu cevabı kimin bildiğini bilmiyorum. Öğrendiğim an direk dalarım o şahısa,yapışırım yakasına :) Onu bunu bırakalım da asıl meseleye dönelim. Mutlu olmaya cesaret edememek. Evet ! Kesinlikle buna cesaret edemiyorum. Ne kadar salakça bir durum değil mi ? Bırak düşünme dünü,yarını. Geçmişi bir köşeye at,gelecek için endişelenme. Yaşa bugününü doya doya. Yapman gerekeni yap ve gerisini Allah'a havale et. Ama yok nerede bende o rahatlık. Nerede bende o disiplin,o irade. Gerçekten bilmiyorum ne yapmam gerektiğini. Aslında biliyorum da bilmiyorum işte. Bilmiyorum demeye neden bu kadar çok alıştım ve neden sürekli o kelimeyi kullanır oldum onu da bilmiyorum. Al işte bilmiyorum ! Çok klişe olacak ama gerçekten de ; " Tek bildiğim hiçbir şey bilmediğimdir " diyorum.
"Bir yanın kış,bir yanın yaz. Gündüzlerin sıcak , gecelerin ayaz. Bırak geçmişi,unut geleceği, yaşa bugünü , dök içini karanlıklara avaz avaz."
"Bir yanın kış,bir yanın yaz. Gündüzlerin sıcak , gecelerin ayaz. Bırak geçmişi,unut geleceği, yaşa bugünü , dök içini karanlıklara avaz avaz."
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)

